Dört Arkadaş ve Renkli Orman
Bir zamanlar, rengarenk çiçeklerin, yüksek ağaçların ve nehirlerin aktığı bir orman varmış. Bu ormanda Duru, Mavi, Zeytin ve Pıtır adında dört yakın arkadaş yaşarmış. Duru, neşeli bir tavşan, Mavi, sevimli bir kuş, Zeytin, akıllı bir kedi ve Pıtır ise meraklı bir kaplumbağaymış. Dört arkadaş her gün ormanda yeni maceralar yaşar, birlikte oyunlar oynarlarmış. Ormanın her köşesinde eğlenceli şeyler keşfederlermiş.
Bölüm 1: Renkli Çiçeklerin Sırrı
Bir sabah, Duru uyanmış ve arkadaşlarına haber vermiş. “Hadi gelin, ormanın en güzel yerinde piknik yapalım! Oranın rengarenk çiçekleri var!” demiş. Mavi hemen uçmaya başlamış, Zeytin ise merak ile Duru’nun etrafında dönmüş. Pıtır, biraz yavaş hareket etse de heyecanla onları takip etmiş.
Piknik alanına vardıklarında, gerçekten de renkli çiçekler etraflarını sarmış. Her biri farklı bir renkte, farklı bir tonda açmış. Duru, bir çiçeğin üzerine oturmuş ve arkadaşlarına, “Bu çiçeklerin neden bu kadar renkli olduğunu biliyor musunuz?” diye sormuş. Mavi, “Belki de güneş ışığı onları boyuyor!” demiş. Zeytin ise “Hayır, bence rüzgar onların dans etmesini sağlıyor!” diye eklemiş. Pıtır ise gözlüklerini takmış ve “Bunu bulmalıyız, çünkü arkadaşlarımıza anlatacağımız çok güzel bir hikaye olacak!” demiş.
Dört arkadaş, çiçeklerin sırrını çözmek için ormanın derinliklerine doğru yola koyulmuş.
Bölüm 2: Bilge Ağaç ve Gizemli Yüzük
Yolda ilerlerken, dev bir ağaçla karşılaşmışlar. Bu ağaç, ormanın en bilgesiymiş. Duru, cesaretle ağaçla konuşmuş: “Merhaba, Bilge Ağaç! Renkli çiçeklerin sırrını öğrenmek istiyoruz. Bize yardım eder misin?” Ağaç, gülümseyerek, “Elbette çocuklar! Ama önce bir testten geçmelisiniz.” demiş.
Bilge Ağaç, onlara üç soru sormuş. İlk soru, “Hangi hayvan en yükseğe uçar?” imiş. Mavi hemen cevap vermiş: “Tabii ki ben, kuşum!” İkinci soru “En çok hangi renk doğada bulunur?” olmuş. Zeytin, “Yeşil, yeşil!” diye bağırmış. Son olarak, üçüncü soru “Hangi hayvan en yavaş hareket eder?” olmuş. Pıtır, tüm cesaretiyle, “Ben! Ben en yavaşım!” demiş.
Bilge Ağaç, arkadaşların cevaplarını doğru bildiğini görünce, bir yüzük çıkarmış. Yüzük altın sarısıydı ve üzerinde renkli taşlar vardı. “Bu yüzük, ormandaki her rengi getirebilir. Eğer birlikte çalışırsanız, çiçeklerin sırrını keşfedeceksiniz.” demiş. Arkadaşlar, yüzüğü aldıklarında büyük bir sevinç yaşamışlar.
Bölüm 3: Renklerin Dansı
Arkadaşlar, yüzüğü kullanarak yolculuklarına devam etmişler. Yüzüğü açtıklarında, etraflarındaki renkler daha da parlamış. Çiçekler dans eder gibi sallanmış, ağaçlar gülümsemiş. Duru, “Bakın! Renkler dans ediyor!” demiş.
Hemen yüzüğü kullanarak çiçeklerin içine doğru yürümüşler. Oradaki çiçekler onlara sırlarını anlatmaya başlamış. Renklerin her biri, ormanın neşesini ve dostluğunu temsil ediyormuş. Mavi, “Güzel dostluğumuz sayesinde, her bir çiçek bu renkleri kazanıyor!” demiş.
Pıtır, “O halde biz de birbirimize ne kadar çok destek olursak, o kadar renkli ve mutlu oluruz!” diye düşünmüş. Zeytin ve Duru, Pıtır’ın sözlerini onaylamışlar. O günden sonra, çiçekler hep birlikte dans etmeye başlamışlar.
Sonunda, geri dönerken dört arkadaş, üzerine “Bize rengarenk hikayeler öğreten dostluğumuz!” yazılı bir not bulmuşlar. Tüm arkadaşlar gülümsemiş. İşte o zaman anlamışlar ki, farklılıklar güzelliklerdir ve birlikte olmanın verdiği güç, her zorluğun üstesinden gelmek için yeterlidir.
Böylece, dört arkadaş ormanın derinliklerinde yeni maceralara doğru yola çıkmışlar. Ormanın renkleri, sonsuza dek onlarla kalmış ve her gün yeni bir hikaye anlatmalarına vesile olmuş. Ve bu hikaye, 6 yaş okuma parçaları arasında en sevilenlerden biri haline gelmiş. Ormanda her gün yeni bir macera onları bekliyormuş.
